MHP’Lİ KADINLARDAN HASTA VE BÜYÜKLERİ SEVİNDİREN ZİYARET

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Osmaniye Kadın Aile Engelli Çocuk Politikaları başkan yardımcısı Binay Efendioğlu ve ekibi, Fatih mahallesinde önce kuran-ı Kerim okudular daha sonra da hasta ve büyükleri ziyaret ederek örnek bir çalışmaya imza attılar. Binay Efendioğlu yaptığı açıklamada, KAÇEP olarak bu çalışmaları aralıksız devam ettireceklerini bildirdi. DİNİMİZDE HASTA ZİYARETİNİN ÖNEMİ Hasta ziyareti toplum içerisinde insanların kaynaşmalarına, birlik ve beraberliklerinin pekişmesine, aralarında karşılıklı sevgi ve saygının doğup gelişmesine vesile olur. Hastayı ziyaret eden kimse sevap alır. Hastanın da, bir an bile olsa, hastalığını unutup rahata kavuşmasına sebep olur. Hasta kendisini yalnız hissetmez, ziyaretçilerden güç alır, teselli olur, acılarını unutur. Dinimizde hasta ziyaretinin önemi büyüktür. Bu konudaki hadis-i şeriflerde şöyle buyrulmuştur: “Müslüman bir kimse hastalanan müslüman kardeşini ziyaret ederse, oradan dönünceye kadar cennet meyveleri içerisinde olmaya devam eder. “Kim güzelce abdest alır, sevabını Allah’tan bekleyerek hasta olan müslüman kardeşini ziyaret ederse cehennemden yetmiş yıl sürecek mesafe uzaklaştırılır.” Peygamber Efendimiz (S.A.S.) hasta ziyaretine büyük önem verirdi. Ashabının durumunu dikkatle izlerdi. Onlardan birini bir kaç gün göremeyince diğer ashabına sorar, durumunu öğrenirdi. Hasta olduğu söylenirse hemen onu ziyarete gider, hal ve hatırını sorar, iyileşmesi için duada bulunurdu. Ashabını da hasta ziyaretine teşvik ederdi. Bir hadis-i şeriflerinde; “Açların doyurulmasını, hastaların ziyaret edilmesini ve düşmanın elindeki müslüman esirlerin serbest bırakılması için gayret gösterilmesini emretmiştir. Diğer bir hadis-i şeriflerinde de: “Müslümanın müsiüman üzerindeki hakkının altı olduğunu belirttikten sonra bunlardan birisinin de hastalandığı zaman onu ziyaret etmek olduğunu” söylemiştir.Demek ki hastaların ziyaret edilmeleri, onların müslümanlar üzerinde olan haklarından biridir. Müslümanların da hastalara karşı görevleridir. Dinimizde hasta ziyaretinin önemi büyüktür. Bu konudaki hadis-i şeriflerde şöyle buyrulmuştur: “Müslüman bir kimse hastalanan müslüman kardeşini ziyaret ederse, oradan dönünceye kadar cennet meyveleri içerisinde olmaya devam eder.” Kim güzelce abdest alır, sevabını Allah’tan bekleyerek hasta olan müslüman kardeşini ziyaret ederse cehennemden yetmiş yıl sürecek mesafe uzaklaştırılır.” Bu ve benzeri hadislerde vade- dilen sevaba nâil olabilmek için hastayı sırf Allah rızası için ziyaret etmek gerekir. Zenginliğinden dolayı veya menfaat için hasta ziyaret edilirse vadedilen sevap alınamaz. Dinimiz hasta ziyaretine büyük önem vermiştir. Öyle ki Yüce Rabbimiz hastayı ziyaret etmeyi, kendisini ziyaret etme kabul etmiştir. Bu konudaki bir kutsî hadiste Peygamber Efendimiz Allahü Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Şüphesiz ki Allah’ü Teâlâ kıyamet gününde: “Ey Adem oğlu Ben hasta oldum da sen beni ziyaret etmedin.” buyurur. Kul: “Yâ Râbbil Ben seni nasıl ziyaret edebilirim, sen âlemlerin Rabbisin.” der. Bunun üzerine Allah: “Sen bilmez misin, benim falanca kulum hasta olmuştu da sen onu ziyaret etmemiştin, eğer sen onu ziyaret etseydin, onun yanında benim rızamı bulurdun.” buyurur. Peygamber Efendimiz hasta ziyaretinde büyük küçük ayrımı yapmazdı. Büyükleri ziyaret ettiği gibi hasta olan küçük çocukları da ziyaret ederdi. İmam Buhârî “Sahih”inde “Hasta çocukları ziyaret” ^şlığı altında rivayet ettiğine göre ^sûlullah (S.A.S.), hasta olan torununu (Zeyneb’in kızı Ümâme’yi) ziyarete gitmiş, çocuğun can çekişmekte olduğunu görünce, dayanamamış, mübarek gözlerinden yaşlar akmıştı. Bunu gören Sa’d, Resûlullah’ın bir çocuğa ağlamasını yadırgayarak: “Bu nedir, Yâ Rasûlellâh!” diye sormuş, Resûlullah da: “Bu bir rahmettir ki Allah’ü Teâlâ onu kullarından dilediğinin kalbine koyar. Allah, ancak kullarından merhametli olan kimselere merhamet eder.” diye cevap vermiştir. Hatta Peygamber Efendimiz, hasta ziyareti hususunda kadın erkek ayrımı da yapmazdı. Kadın hastaları da ziyaret ederdi. Nitekim Ümmü’l Alâ (r.a.)’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Resûlullah (S.A.S.) beni hasta iken ziyaret etti ve: “Ey Ümmü’l-Alâl Sana müjdeler olsun, çünkü nasıl ki ateş altın ve gümüşün pasını giderirse, bir müslümanın hastalığı da onun günahlarını giderir.” buyurdu. Peygamber Efendimizin hasta ziyareti sadece müslümanlara mahsus değildi, gayri müslim hastaları da ziyaret ederdi. Aşağıdaki rivâyette Peygamber Efendimizin daha önce kendisine hizmet eden Abdu’l-kuddûs isminde bir Yahudi çocuğunun hastalandığını işittiği zaman onu ziyarete gittiğini görüyoruz. Enes b. Mâlik (r.a.)’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Abdii’l-kuddûs adlı bir Yahudi çocuğu vardı. Hz. Peygamber (S.A.S.)’e hizmet ederdi. Bir ara çocuk hastalandı. Hz. Peygamber bunu ziyarete gelip başucunda oturdu ve çocuğa: “-Müslüman ol” buyurdu. Çocuk yanında bulunan babasının yüzüne baktı. Babası oğluna: “-Ebu’l-Kasım (S.A.S.)’in emrini kabul et.” dedi. Abdu’l-kuddûs de hemen: “Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resûlullah” deyip müslüman oldu. Hz. Peygamber (S.A.S.) hastanın yanından çıkarken “Şu çocuğu cehennem ateşinden kurtaran Cenâbı Hakk’a hamdü senalar olsun.” diyordu. AİLESİNE, ÇOLUK VE ÇOCUĞUNA YARDIMCI OLMAK; Hasta olan kimsenin âilesi ve çoluk çocuğu perişan durumda ise onlara da yardım edilmeli, perişan halde bırakılmamalıdır. Onların perişan halde bırakılması hastayı üzer, hastalığının artmasına, ya da iyileşmesinin gecikmesine sebep olur. Ailesine yardım edilmesi ise hastanın sevinmesine, moral bulmasına ve Allah’ın izni ile çabucak İyileşmesine vesile olur. İşte bütün bunlar Islâm’ın güzellikleridir. Ecdadımız bu güzellikleri en iyi şekilde yaşıyorlar ve yaşatıyorlardı. Bizler de bu güzellikleri önce kendi nefsimizde yaşayarak, sonra da yaşatmaya çalışarak kendimizden sonraki nesillere güzel örnek olmalıyız. https://dergi.diyanet.gov.tr/ Hasan KILIÇ