Genel

OSMANİYE BAROSUNDAN İŞ HUKUKU SEMİNERİ

Osmaniye Barosu tarafından eğitmenliğinde “İş Hukuku” (İşçilik Alacaklarında İspat ve Hesaplama – İhtiyari ve Dava Şartı Arabuluculuk – İşe İade) konulu  Meslek İçi Eğitim Semineri düzenlendi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve  Osmaniye Barosu  işbirliği ile Meslek İçi Eğitimi Kapsamında Baro Hizmet Binası Prof.Dr.Av.Metin FEYZİOĞLU Konferans Salonunda, İstanbul Barosundan Av. Ahmet EVCİMEN ve Av. Elif ÖZDEMİR’in eğitmenliğinde “İş Hukuku” (İşçilik Alacaklarında İspat ve Hesaplama – İhtiyari ve Dava Şartı Arabuluculuk – İşe İade) konusunda Meslek İçi Eğitim Semineri yapaldı.

Seminere Baroya kayıtlı  Avukat ve Stajyer Avukatlar katıldı.

Seminere katkılarından dolayı İstanbul Barosundan Av. Ahmet EVCİMEN ve Av. Elif ÖZDEMİR’e Baro Başkan Yardımcısı  Av.Can Ömür YILMAZ tarafından plaket takdim edildi.

3 hizmet süresi birleştirme – emeklilik tasfiyesi konusundaki sunumda şu bilgiler verildi:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. İşçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz.

 Davacının, davalı işyerinde iki dönem halinde çalıştığı, ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeni ile sonlandığı ve davacıya kıdem tazminatının ödendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalışmasına aralık vermeden devam ettiği gerekçesi ile ilk dönem çalışması tasfiye edilmeksizin ödenen miktarın mahsubu ile hesaplamalar yapılmıştır.

Davacının ilk dönem çalışması bakımından, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı ve davacıya kıdem tazminatının ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının ilk dönem çalışmasının kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edildiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden söz konusu alacaklara devlet bankalarınca ABD Doları üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.

Davacı, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan  tahsiline   karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davanın  kısmen kabulüne  karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı  süresi içinde taraflar  vekillerince istinaf  yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince,   tarafların  istinaf başvurularının esastan  reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince  süresi içinde temyiz yoluna başvurulmuştur.

Dairemizce 02.11.2021 tarihinde taraflar vekillerinin katılımı ile yapılan duruşmalı temyiz incelemesi sonucunda  hükmün bozulmasına karar verilmiş; davalı vekili kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur.

Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli ve 1987/2-520 esas, 1988/89 karar  sayılı kararında belirtildiği üzere, Yargıtayca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli  ve 1957/13 esas, 1959/5 karar sayılı kararı ile  09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara Mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.

Somut uyuşmazlık bakımından; kararın  taraflar vekillerince  temyiz edildiği,  temyiz eden davalı vekilinin talebi üzerine temyiz incelemesinin duruşmalı yapıldığı,  02.11.2021 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili ve davalı vekilinin katıldığı, Dairemizce duruşmalı olarak yapılan temyiz incelemesi  sonucunda tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildiği belirtilerek taraflar lehine duruşma vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.  

Ne var ki, Dairece davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddi ile sadece davalı taraf lehine bozma yapıldığı halde  bozma kararına maddi hataya dayalı olarak tarafların sair temyiz itirazlarının reddedildiği belirtilerek davacı lehine de duruşma vekalet ücretine hükmedilmiştir. Belirtilen sebeple, Dairemizin 02.11.2021 tarihi  kararının  maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizenincelenmesi  taraflar  vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Seminer sunumlarında 3 hizmet süresi birleştirme – emeklilik tasfiyesi

270 SAAT – HER YIL MUVAFAKATE GEREK YOK

DAVA DİLEKÇESİNDE YAPILAN HATALAR

Madde 41_Fazla Çalışma-İspat Külfeti

Madde 46_Hafta Tatili Ücretinin Hesaplanması

ocak 2023 hesaplama

dosya_11402_20_yargitay_9_hd_2020_uyusmazliklarin_giderilmesi_2_son

EMSAL ÜCRET İÇİN SENDİKA VE MESLEK ÖRGÜTÜ ADRESLERİ

hizmet süresi

İş Hukukunda Arabuluculuk

İŞE İADE DAVALARI – TBB konulu bilgiler verildi.

HASAN KILIÇ